Manifestomuz

Hamd alemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulü Muhammed (sav), ehli beyti, ashabı ve ahirete kadar hidayete tabi olanların üzerine olsun.

“Topluca Allah’ın ipine sarılın, ayrılmayın. Ve Allah’ın üzerindeki nimetini hatırlayın. Hani, siz; düşman idiniz de O, kalplerinizin arasını uzlaştırdı da, O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz; bir ateş uçurumunun tam kenarında iken, sizi oradan doğru yola eresiniz diye kurtardı. Allah ayetlerini size işte böylece açıklar.” [Al-i-İmran/103]

“O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz,” burada nimetten kasıt İslam’dır ve kardeşlikten kasıt din kardeşliğidir. Allah’ın Hucurat suresinde buyurduğu gibi “Mü’minler; ancak kardeştirler.” Bu fehm edilmesi gerekilen bir kaidedir: Müslümanın ırkı ve rengi ne olursa olsun kardeşimizidir ve kardeşlik hukuku kapsamına girer.

Orta Doğu, savaşın halklarına ev sahipliği yapan bir coğrafyadır. En çetin savaşlara ve katliamlara şahit olmuş bu toprakların –stratejik açıdan- en önemli bölgelerinden biri olan Türkiye ve onun komşu ülkeleri olan Ermenistan, İran, Irak ve Suriye sınırları içinde bölünmüş Kürdistan bölgesinin ve Kürt halkının sesini duyurmak için birkaç Kürt kardeşiniz olarak yeni bir çalışmaya niyet ettik.

Bizi bu çalışma için harekete geçiren şey Ümmet ve özellikle Türkiye halkı tarafından Kürtlere ve Kürdistan’a karşı sergilenen pervasız tutum ve bunun dışında her Kürdün rahatlıkla gözlemleyebileceği üzere Kürt ve Kürdistan konusu hakkında hakim olan cehalet. Bu cehalet hem dini hem de siyasi yönde mevcut. Cehaletin hakim olduğu bu konuya açıklık getirmek için ayağa kalktık. Zira açıklık sevgi ve saygıyı getirir.

“Dengê Kurdê Misliman” (Türkçe anlamı: Müslüman Kürtlerin Sesi) isimli bu çalışmamız ile iki hususu amaçlıyoruz:

1-Mikrofonu Müslüman Kürtlere uzatmak: Müslüman Kürtlerin düşünce, fikir ve -maruz kaldıkları haksızlıklar karşısında- neler hissettiklerini Ümmete aktarmak. Bunun için Kürdistan’dan güncel konuları, önemli şahsiyetleri ve Kürtlerin durumunu açıkça ortaya koyan her şeyi paylaşacağız. Kürdistan’ın beş parçasından ulemanın sözlerini aktarıp, Ümmetin ve genel olarak bölge halklarının cahil olduğu önemli konuları ele alan yazıları çevirecek ve sizin istifadenize sunacağız. Bu durumda nelere dikkat edeceğimizi sıralayacak olursak:

  1. Haksızlık karşısında susmayacak ve zalim kim olursa olsun ona karşı duracağız. Zira bir zulme karşı elimizden gelen her ne ise yapmayı -bu durumda sesimizi yükseltmek- üzerimize vazife biliriz: “Ben (Ebu Bekr (ra.)) Resulullah’ın şöyle dediğini işittim: “İnsanlar bir zalimi görürler, ona mani olmazlar. Bu sebeple hemen hepsi cezalanır.” Bu hadisin şerhinde: “Yâni, önlemeye güçleri yettiği halde önlemezlerse hemen hepsine umûmî ceza gönderilir denilmiştir.” [Tuhfetu’l Ahvezî Şerhu Câmiu’t Tirmizî, c.8, s.423]
  2. Paylaşımlarımızı hakkaniyetli bir üslup ve yöntem ile yapacağız. Delil ve kaynaklarımız kamuoyuna açık bir şekilde paylaşılacaktır. Allah’ın bizi bu gayretimizde desteklemesini diliyoruz.
  3. Kürt ulemasını tanıtacak ve onların yazılı-sözlü her türlü açıklamalarını aktarmaya çalışacağız. Hem siyasi yönde hem de ilmi yönde Kürt alimlerinin açıklamalarını Türkçe tercümesi ile sizinle paylaşacağız.
  4. Eleştirel yazılarla içinde bulunduğumuz zor şartların iyiye taraf değişmesini hedefliyoruz.

2-Ümmete Kürtlerin var olduğunu ve Kürtlerle ilgilenilmesi gerektiğini göstermek:

Orta Doğu’da Kürtler birçok zulme maruz kalmış ve kalmakta. Bu zulümler dillendirilmez iken failleri birer kahraman gibi kutlanmakta (Türkiye Cumhuriyeti, Şeyh Said’e zulmetti ve, Saddam Hüseyin Halepçe katliamını gerçekleştirmiş olmasına rağmen Türkiye Cumhuriyeti “Ümmetin Lideri” ve Saddam Hüseyin “Şia bloğuna karşı kalemiz” olarak lanse ediliyor). Biz Müslüman Kürtler sorunlarımızı Ümmetin çözmesini istiyoruz. Ümmetin hiçbir alimi, ilim talebesi veya analizcisi Kürtler hakkında bir söz (veya olumlu bir söz) sarf etmiyor. Ümmet, Kürtler yokmuş gibi davranıyor. Bu tutum Kürt halkını batıl ideolojilere ve kafirlere yakınlaştırıyor. Bunu değiştirmek için:

  1. Medya çalışmaları ile var olduğumuzu Ümmete göstermek,
  2. Ümmetin bir uzvu olarak acılarını paylaştığımızı göstermek,
  3. Ümmetin bir uzvu olduğumuzu ve bizim dertlerimizle dertlenmesi gerektiğini göstermek,
  4. Kürtler ve Kürdistan hakkında açıklığa kavuşturulması gereken hususları, açıklığa kavuşturmak.

“Dengê Kurdê Misliman” isminden anlaşıldığı üzere ilkelerini İslam ile belirlemiş bir kuruluştur. Kuruluşumuzun en önemli ilkeleri:

  1. “…herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allaha ve Peygambere götürün, eğer Allaha ve Ahiret Gününe (gerçekten) inanıyorsanız. Bu (sizin için) en hayırlısıdır ve sonuç olarak da en iyisidir.” (Nisa/59) Sorunlarımız için Kur’an ve Sünnet yolundan başka bir çözüm yolu tanımıyor, kabul etmiyor ve başka mecralarda çözüm aramıyoruz. Batı ve müttefiklerinin vaatleri ile ilgilenmiyor ve tüm Kürt halkını Batı’ya güvenme konusunda uyarıyoruz.
  2. Alimler Peygamberlerin varisidir,” hadisi gereğince değerli alimlerimizin nasihat ve görüşlerini önemsiyoruz. Kürdistan konusunda soru ve nasihat için -Kürt alimleri başta olmak üzere- alimlere ulaşmaya çalışacağız. Böylece bilmediğimiz konuları (“Bilmiyor iseniz) bilenlere sorun” (Nahl/43) gereğince alimlere soracağız.
  3. Zulme uğramış olan kişi ister Müslüman olsun, ister Kafir olsun bizim zalime her zaman karşı çıkma şiarımız ve Allah Rasulünün rivayeti gereği: (“Kim bir zımmiye eziyet ederse, şüphesiz ben onun hasmıyım,”) yapılan zulmün üstünü sessizlik ile örtmeyeceğiz.
  4. Kuruluşumuzun konusu Kürtler ve Kürdistan’dır. Makale, analiz, çeviri, video ve bütün diğer medyamız bu konu doğrultusunda olacaktır. Bizi “ayrımcılık, milliyetçilik” kelimeleri ile suçlama hakkınız bulunmamakta. Zira Batıda yaşayan kardeşlerimizden tutun Çin’de zulme maruz kalan tüm kardeşlerimiz hakkında bilgilendirme yapılmakta. Ancak Kürtlerin maruz kaldığı zulüm hakkında Ümmet susmakta.
  5. Bizim davamız ve amacımıza saygı gösteren ve bizi destekleyen İslami grup ve kuruluşlar ile birlikte çalışmalar yapmayı arzuluyoruz.

Bakur, Başur, Rojava, Rojhelat ve Kızıl Kürdistan konusu halklar arasında çok hassas bir konudur. Konunun hassaslığı, halkların bu konudaki tutumları ve konu hakkında hakim olan basma kalıp bilgiler sebebiyle davamızın zorlu bir dava olduğunun farkındayız. Bizi destekleyecek olan kardeşlerimizin sabırlı olmalarını tavsiye ediyoruz.

Gayret bizden, Tevfik Allah’tan. Rabbimizden bize bu yolda yardımcı olmasını, isabet etmemizi sağlamasını ve bizi doğru yoldan ayırmamasını niyaz ediyoruz.

Davamızın başı ve sonu Allah’a hamd etmektir.

Dengê Kurdê Misliman