Kürdistan’ın üç cihad nesli: IŞİD’in Kürtleri

Ulusal Cihad siyasileşme sebebiyle son bulduktan ve Kürdistan’daki Cihad küresel cihada dönüştükten sonra Kürt Mücahidler “Irak İslam Devleti” adını alan gruba rağbet etmeye başladılar.

img_-_trad_eng_infographie_-_kurdistan_dirak_-_3_generations_de_djihadisme-01.png

  1. Bölüm: Kürdistan’ın üç cihad nesli: 80’ler
  2. Bölüm: Kürdistan’ın üç Cihad nesli: Küresel Cihad

“Irak’ın Dubai’yi”

Irak Geçici Koalisyon Yönetimi Başkanı Paul Bremer‘in 2003 yılında yönettiği Irak’ta kaos hakimdi. Ama her nasılsa aynı zamanda Irak Kürdistan’ı ekonomisinde %12 büyüme vardı. Kürdistan, Afrika gibi ülkelerden göçmen alıyor ve hem komşu ülkeleri hemde Batılı ülkelerle siyasi ve ekonomik anlaşmalar yapıyordu. Birçok Batılı ülke Irak Kürdistan’ında konsolosluklar açtı. Ve Irak Kürdistan’ı, Irak’ın Dubai’yi oldu.

Memleketlerinden göçen ve Batı’ya yerleşen Kürtlerde dönmeye ve Irak Kürdistan’ının gelişimine katkı sağlamaya başladılar. Yüzyıllar boyunca savaş bölgesi olan Irak Kürdistan’ı turistlerin akın ettiği bir bölgeye dönüştü.

Tunus, Mısır, Yemen, Bahreyn, Suriye ve Sünni Irak’ta vuku bulan devrimler, Arap Baharı, bölgede yaşanan değişikliklerin yönünü bir kez daha değiştirdi: Ebu Bekir el Bağdadi’nin IŞİD’i ortaya çıktı. Haziran 2014 yılında Musul’u ele geçirdi ve o tarihe kadar Irak, Suriye, Tunus, Mısır ve Yemen’e yayıldı. 29 Haziran’da ise Ebu Bekir el Bağdadi’nin “Hilafeti” deklare edildi.

2011 yılında Arap Baharı Irak Kürdistan’ını da etkiledi. Yolsuzluk vb. gibi nedenlerle halk protestoya başladı. Kolluk kuvvetlerinin protestolara şiddetle karşılık vermesi sonucu protestolar şiddetlendi ve halk siyasi bürolara saldırdı. Bu siyasi depremin ardından IŞİD’e Kürt katılımı büyüdü ve 2012 yılında Kürt gençleri muhalif gruplara katılarak Suriye’deki devrime destek verdi. 2014 yılında IŞİD’in bünyesindeki Kürtler KDP için büyük bir tehdit oluşturmaya başladılar. Araştırmaya göre 2000 Kürt IŞİD’in bayrağı altında savaşıyor. IŞİD Kerkük’ü ele geçirmek istiyordu: 2016 yılında ise Irak Kürdistan’ında çok sayıda bombalı saldırılar gerçekleşti.

Şu an IŞİD yayılmış olduğu her ülkede güç kaybetti ve örgüte katılım azaldı.

Adel Bakawan, Kürdistan’ın üç cihad neslinin arasındaki farkları şu şekilde açıklıyor:

  • İlk ve ikinci cihad neslinde grupların karizmatik bir lider ekseninde toplandığını görüyoruz: Osman Abdulaziz gibi Sünni Kürt İslamı için önemli bir isim. Molla Krekar gibi insanları Seyyid Kutub’un öğretileri ekseninde bir araya getirebilecek bir cihadi Kürt aydını. IŞİD’in Kürtlerinde ise bir yönüyle ön plana çıkan bir lider tutkusu yok.
  • İlk ve ikinci nesil camilerde radikalize oldu (Süleymaniye’deki bir cami ve Halepçe’de bulunan İbn Teymiyye Camii). Üçüncü nesil ise Facebook’ta yani sosyal medya üzerinden radikalize oldu.
  • İlk ve ikinci cihad neslinde ilmi seviye yüksek iken (İslami ve bilimsel eğitim yüksek) üçüncü nesil ilim konusunda yetersiz. Arapça’yı bilmiyor ve öğrenme çabasına bile girmiyorlar. Kur’an ve Sünnet’i yardımcı kaynak olmadan anlayamıyorlar. Oysaki Kürdistan’da Arapça, dünyada İngilizce ne kadar yaygınsa o denli yaygındır ve okullarda öğretilir. Bu da bu neslin eğitimsiz olduğunu gösteriyor olmasının yanı sıra İslami metinlerin neden Arapçadan Kürtçeye yaygın bir şekilde çevrilmediğini de açıklıyor.

Yaşları küçük (çoğunlukla 14 ila 29 yaşlar arası) olan bu militanların sadece %23’ü selefi ekol ile minimum bir etkileşim içine girdi (kıyafet ve sakal ile sınırlı). Ve sadece %6’lık bir kesimi tanındık İslami Hareket veya partilerden (Bzotnawa, Yekgirtu, Komal) IŞİD’e geçti. Geri kalan büyük çoğunluk (%68’i) sosyal medya üzerinden IŞİD’e katıldı veya ideolojisiyle tanıştı. Bu nesil eğitimsiz olduğu için ilgili konulardaki kaynak kitaplara erişememekte. Büyük oranda internette bulunan yazı ve videoları izleyerek bir fikir oluşturuyorlar. Bilgiyi sağlıklı bir temelden edinmedikleri ve sadece internetten ulaştıkları yazılar ve bu yazıları yorumlayan (en az okuyanlar kadar ilimsiz olan) kişilerin görüşlerini bildikleri için gerçek manada İslamı referans alamıyorlar ve şahısların heyecanlı sözlerine kapılıp, IŞİD’e katılıyor veya ideolojisini yaşatıyorlar.

Adel Bakawan KDP’yi terörle mücadelede keskin yollar kullanmamakla suçluyor. KDP, bütçesinin %60’ını “terörle mücadeleye” yatırıyor olmasına rağmen IŞİD tehdidini kökten çözecek olan bir programa sahip değil. Kürdistan’da, radikal ideolojiye sahip militanları “deradikalize” edecek bir program yok.

Adel Bakawan araştırmasını sosyolojik bakış açısıyla yaptığı için bazı siyasi denklemler göz ardı edilmiş. Bazı önemli siyasi ve tarihi denklemleri bir değerlendirme yazısında ele alacağız.

Dengê Kurdê Misliman için Sema Kahriman.

Araştırmanın orjinali için tıklayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir