Bağımsızlığı destekleyenler ve baltalayanlar

25 Eylül Pazartesi günü yapılacak olan bağımsızlık referandumu, Kürtler için tarihin en heyecanlı ve en umutlu günlerinden biri olacak: Kürtler belki bağımsızlığını elde edecek. Bu süreçte Kürtleri destekleyen ve desteklemeyen ülkeler oldu. Bu Kürtler için ne ifade eder? Ve -özellikle bölge halkı- bağımsız bir Kürdistan’ı neden desteklemeli?

Kürdistan’a destek veren Orta Doğu ülkeleri

Kürdistan’a destek veren ülkeler arasında ilk sırada 2015 yılından beri petrolünün %77’sini Kürdistan’dan ihraç eden İsrail yer alıyor. Daha sonra Suud-i Arabistan ve Körfez ülkeleri geliyor.

Kürdistan’a karşı çıkan Orta Doğu ülkeleri ve anahtar ülkeler

Bağımsız bir Kürdistan’a karşı çıkan ülkeler arasında başı çeken ülkeler İran, ve güdümündeki Irak yönetimi, ve Türkiye’dir. Türkiye, Irak sınırına askeri sevkiyatı yoğunlaştırırken, İran ve Irak hükümetleri olası bir bağımsızlık durumunda birlikte askeri müdahalede bulunacaklarını ifade ettiler.

cavusoglu.jpg

Rusya, her ne kadar bağımsız bir Kürdistan’ı desteklemediğini söylüyorsa da, geçtiğimiz günlerde Rus enerji devi “Rosneft”, IKBY ile Kürdistan’ın bağımsızlığı durumunda ekonomik ve ticari desteğinin ana hattını oluşturacak büyüklükte bir anlaşma yaptı.

Roseneft35.jpg

Aynı şekilde ABD, her ne kadar bağımsız bir Kürdistan’a karşı çıktığını söylüyor ve Irak’ın bütünlüğünün korunması gerektiğinin, IŞİD’e karşı savaşın şu an için öncelikli olduğunu ifade etseler de, keskin bir yaptırım uygulanmadığını görüyoruz. ABD için Kürdistan ile petrol ticareti geliştirmek, Rusya’nın doğal gazına muhtaç olmaktan daha karlı görünüyor. Dolayısıyla ABD’nin ve AB’nin Kürdistan karşıtlığı ciddi bir boyutta değil.

Türkiye’ye gelince… Türk hükumetinin bir adeti vardır: önce yaygarayı kopar, sonra sessizce başını eğ. Hatırlatayım; Ocak 2009 yılında Davos’ta “One Minute” olayı ile Türkiye-İsrail arası ilişkileri (görünürde) bitiren hükumet, birçok anlaşmasına -perde arkası) kaldığı yerden devam etti: 2010 yılında (Mavi Marmara olayının yılı) İsrail ile olan ticaret hacmi 3,4 milyar dolar iken 2014 yılında 5,8 milyar dolara yükseldi. Bu hacmin 2016 ve 2017 yıllarında düşüş yaşamasının sebepleri arasında, TÜİK raporunda, Mavi Marmara olayı zikredilmemekte. Netice itibariyle Türkiye her ne kadar “yaygarayı” kopartmış olsa bile “ezeli” düşman olarak tanımladığı ülke ile bu kadar ciddi ticari ilişkilerini korudu ve geliştirdi. İsrail ile olan “anlaşmazlık” sadece medyavari bir temele sahip gibi görünüyor. Bu her iki devlet başkanı için önemli bir strateji: Ne Netanyahu İsraillilere Davos’ta (Peres üzerinden İsrail’e) bu denli “terbiyesizlik” yapan biriyle sıkı ilişkileri “açıklayabilir”, ne de Türkiye Davos’ta “rezil” ettiği İsrail ile sıkı ilişkileri Müslüman halka “açıklayabilir”. Bağımsız Kürdistan örneğinde de Türkiye gayette milliyetçi ve laik halkın tepkilerini önemsediği için bu kadar yaygara kopartıp, provokatif ve savaş çığırtkanlığı yapıyor olabilir.

Destek ve karşıtlık Kürtler için ne ifade eder? 

Realpolitik* gereği destek çıkan ve karşı çıkan ülkelerin yararı ve zararı tartılmalı ve bu hususta farkındalık söz konusu olmalı. Buna binaen “kimin destekleyip, kimin desteklemediği önemsiz” diyemeyiz. Çünkü kimin ne için desteklediği, kimin ne için karşı çıktığı gayet önemli bir faktördür. Gelecekteki siyaseti hayli etkileyecek olan bu faktörler Kürdistan özelinde şu şekilde:

İsrail ve Suud-i Arabistan, İran karşıtlığı ve petrol için açıktan destek veriyorlar. İran bloğu, Sünni nüfusu kontrol etmek, Şiiliği yaymak ve Mekke’ye ulaşmak için karşı çıkarken, Türkiye ise ulus sınırları için endişeden ötürü (Türkiye Kürdistan’ındaki Kürtlerin de bağımsızlık talebinde bulunma riskinden ötürü) karşı çıkıyor.

Kürt halkı birçok katliama şahit oldu ve bu Kürdistan’ı dengeli bir siyaset takip etmeye zorluyor. Böylece Kürdistan’daki siyasiler ve çoğu Kürtler kendisini destekleyen İsrail ve Suud-i Arabistan’ın desteğini önemsiyor.

Bunun çok ötesinde Kürtlerin bağımsız ve hür iradeye sahip bir millet olmasını kimin destekleyip, kimin karşı çıkışı engellememeli, değiştirmemeli. Bağımsızlık amacı Kürd’ün, mevcut durum ve düzen içerisinde en doğal hakkıdır. Bu hak, İsrail-Suud’un desteği ile meşrulaşmadı ki, Türkiye-İran’ın karşı çıkışıyla meşru olmaktan çıksın.


*Bir ideale bağlanmadan mevcut gerçeklere uyum sağlayarak amaçlarına ulaşma çabası

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s