Orta Doğu’nun Siyahileri: Kürtler

Malcolm X’in, diğer adıyla Malik el Şahbaz’ın şehadet yıl dönümü anısına…

Siyahilerin Amerika’da hem hükümet, klanlar (Ku Klux Klan) hem de halk tarafından uğradıkları ve uğramaya devam ettikleri zulmün tarifi imkansızdır. Onlar, boyutunu halen tam olarak idrak edemediğimiz, fiziki ve psikolojik işkence ve baskının kurbanları oldu. Elbette aralarında ayaklanan ve zulme boyun eğmemeye niyet eden fedakar ve cesur “siyahiler” vardı. İşte Malcolm bunlardan biriydi.

Büyüdüğünde bir hukukçu, bir avukat olmak isterken kendisini genç yaşta prangalar içinde, dünyanın en kötü şartlarına sahip olan, bir Amerikan hapishanesinde buldu. Aslında onu direnişe iten sebepler daha uzun yıllar önce vardı. Ancak direnişinin başlaması ve Müslüman halklara örnek teşkil edebilecek boyutta kesinlik kazanması işte hapishane yıllarında aldığı mektuplarla başladı. “İslam Milleti” (Nation of Islam) isimli Amerikalı siyahilerden oluşan bir cemaatin öğretileri Malcolm Little’i, Malcolm X yaptı.*

Malcolm X’in hayatını burada uzun uzadıya anlatmam gerekmez. Her yıl şehadet yıl dönümünde sayfalarca Malcolm X yazısı okur, görselleri görürüz. Her yıl okuduğum Malcolm yazıları hep daha farklı noktalara dikkatimin yoğunlaşmasını sağladı. Bence bu yıl Malcolm’un hikayesi “Orta Doğu’nun Siyahileri: Kürtler’i” anlatıyor.

“Zulüm,” diyor Malcolm “kısmak istediği sesi nara yapar“.

Kürtlerin hikayesinin Amerikalı siyahilerle buluştuğu noktalardan bazıları; aşağı bir halk olarak görülmesi ve uğradığı zulmü hak ediyormuş gibi lanse ediliyor olması. Diğer sebepler bu yazıya da, okurlara da çok ağır gelecektir ama üçüncü önemli nokta din ile “kandırılmış” olmalarıdır.

Aşağı bir halk 

Ağır şartlar altında yaşamak eğitim düzeyinin düşük olmasını beraberinde getirir. Çünkü aç ve barınaksız kalmamak için çok çalışmanız gerekir. Merkezi bir gücünüz yok, dağınık iseniz boyunduruk altına girmeye mecbur bırakılırsınız. Daha da kötüsü buna mecbur olduğunuza siz bile inanırsınız. Çünkü “rızkın” geldiği el ne kadar sert olsa da, günü kurtarır. Bu durum sizin boynu bükük bir şekilde “üstünüzde” olan kültüre(!) bakmanıza sebep olur.

Farklı görünüyor, giyiniyor ve farklı bir dil konuşuyorsanız, işte ötekileştirilmek ve aşağılanmak için bir sebep daha. Genel tabloya uymuyor olmak, siyasi veya gerçekçi askeri bir güç elinde bulundurmamak sizi çok kolay bir şekilde “üstünüzde” bulunan kesimlerce dışlanmaya ve kullanılmaya uygun hale getiriyor.

Siyahilerde farklı görüntü, Kürtlerde farklı giyim ve dil; ikisinde siyasi veya gerçekçi askeri bir gücün bulunmaması, “aşağı” bir halk olmayı birlikte getiriyor. Siyahiler bunun için köleleştirilirken, Kürtler “köle” ismi giyinmeden köle oldu. Yani Kürtler fiziki açıdan değil, psikolojik açıdan köle oldu. Aşağılık kompleksinin hakim olduğu bir patoloji söz konusu. Kürtlere hakaret içeren kimi deyimleri burada anlatmak istediklerimize örnek verebiliriz:

“Dağ ayısı” (görgüsüz), “acemi nalbant, Kürt eşeğinde dener kendini” (acemiler denemelerini kalitesiz malzeme üzerinde yaparlar – bu durumda Kürtler üzerinde), “alavere dalavere, Kürt Memet nöbete” (salak – saf).

Zulmü hak etmek

Amerika’da beyazlar siyahilerin yamyam, tecavüzcü, katil olduğu filmler çevirir, haberler yapar ve dedikodular yayarlar. Bu topraklarda ise “kutsal” milli sınırlara düşman olan “Amerika’nın oyunu” olarak tanınır Kürtler. Halkların hassasiyetine binaen geliştirilen bu baskı çeşitlerinin sonucu siyahiler için de, Kürtler için de aynı: hizaya getirilmesi gerekilen kimseler olarak görülür ve halkın kin, nefret ve düşmanlığını tadarlar.

Nasıl ki Amerika’da zulme maruz kalan siyahilerin çektiklerini bugün öğreniyor, Müslüman olsun, gayrimüslim olsun, onlara hak veriyor isek Kürtlerin Orta Doğu’da bölünmüş oldukları devletler (ve bunların halkları) tarafından uğradığı zulmü de bir bir öğreniyoruz. Van’da deprem olduğu zaman Kürtlerin ölmesine veya mağdur olmasına sevinen, Roboski katliamına bırakın üzülmeyi, hakkında bir söz etmek bile “fitne” olarak kabul ediliyordu. Bakur’da hendeklerin kazılmasıyla PKK ve kolluk kuvvetlerinin zulmü ortasında kalan halkın öldürülmesi, yakılması ve zor şartlara mecbur edilmesine de inanılmadı hatta Türk askerleri sahiplenildi.* Halepçe katliamını ise, Saddam’ın ölmeden önce getirdiği kelime-i şehadet ile unuttunuz. Bunca zulüm unutulurken Allah bizi muzaffer kılacak mı? 

Din ile kandırılmışlık

Beyazlar, siyahilerin Hristiyanlıkta “Allah’ın cezası” oldukları gibi hurafelerle kandırılmaları sonucu onları köle gibi çalıştırmanın bir tür ibadet olduğunu ve bununla Allah’a yakınlaşacaklarına inanmaları sonucunu getirmişti. Aslında amaç buydu.

Orta Doğu’da, bilhassa Türkiye’de, Kürtler İslam dinine göre hak arayışına kalkışırlarsa milliyetçilik yapmış olacaklarına, PKK’nin, ABD ve İsrail’in ekmeğine yağ süreceklerine ve fitneye sebebiyet vereceklerine inandırıldılar. Ayrıca ümmetin daha büyük sorunları vardı, biraz bencillik olmaz mı Kürtler de hak arayışına kalkışırsa?

Bu ve bu gibi sözler -kimilerinde iyi düşünülmemiş, kimilerinde aslında iyi niyetle söylenmiş, kimilerinin içten içe hiç fark etmeden caiz olduğundan fazla değer verdiği milli sınırları sebebiyle- aslında Kürtlerin İslami hassasiyetinin kullanılmasıyla dayatılmaya çalışılan dindir. Din ile “kandırılmışlıktan” kastım budur. Malik el Şahbaz, Şamil Basayev, Taliban, Ahmed Yasin ve daha nice Müslümanlarda hoş karşılanan hak arayışı yanı başınızdaki Kürtlere reva görülmedi. Peki neden?

Afro-Amerikanların ve Kürtlerin ortak noktaları belki bölge halklarının Kürtleri anlamaya çalışmalarını ve her halükarda haksızlığa uğramış Kürtlere destek vermelerini sağlaması ümidiyle…

Coğrafi, işkence ve baskı türleri ve birçok başka yönde iki halk arasında büyük farklılıklar olduğu bilincindeyim. Karşılaştırma ve benzetmeyi farkındalık oluşturmak için makul buldum. 


* Malcolm X 1994 yılında cemaatin sapkınlıklarından dolayı bu cemaatten ayrıldı ve kendi cemaatini (Muslim Mosque Inc.) kurdu.

*Mazlumder’in raporları “yalan” olarak damgalandı. 15 Temmuz sonrası ise bölgedeki zulüm adeta kabul edilircesine “FETÖ” askerleri yaptı denilerek konu pervasızca geçiştirildi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s